Divan Şiirinde Geçen Mitolojik Kuşlar

  Divan şiirinin kaynakları arasında Mitolojinin yeri yadsınamaz.Bu mitolojik öğeleri daha çok Fars kültüründen,Şehname'den,Arap kültürü ve mitolojisinden almıştır.Görülüyor ki Divan şiirin de mitoloji önemli bir yer tutuyor. Ayrıca Divan şiirindeki mitolojinin Arap, İran ve İslâm mitolojisinin bir karışımı olduğu da görülmektedir.Bahsi edilen üç kuş örneğini paylaşacağım.


HÜMA:Devlet kuşu, cennet kuşu, talih kuşu adlarıyla bilinen Hümâ'nın özellikleri, yaşadığı yer ve Hümâ ile ilgili inançlar çeşitlilik göstermektedir.Bazı ortak özellikleri dolayısıyla Anka, Simurg, Garuda, Kaknus ve Phoenix gibi diğer efsanevî kuşlarla karıştırılan Hümâ'nın sürekli karlarla örtülü bir ülkede, Çin Cezayiri'nde, Hint Okyanusu adalarında, Kaf Dağı'nda, Hindistan'da, Deşt-i Kıpçak'ta, Bahr-ı Muhitde, Hıta-Hoten bölgesinde yaşadığı yolunda çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Hümâ'ya devlet kuşu denilmesi ile hümâyun kelimesinin hükümdar, padişah anlamlarını kazanması Hümâ'nın gölgesi ilgili inançlardan kaynaklanır. Halk inançlarına göre eskiden bir hükümdar ölünce halk bir meydanda toplanır, Hümâ kimin başına konarsa o kişi hükümdar seçilirmiş. Hümâ kuşunun uçarken üzerinden geçtiği ya da gölgesinin düştüğü kişinin taç giyeceğine ya da yüksek bir makama ulaşacağına inanılmasının nedeni de budur. Baki'den bir örnek:

  Zülf-i siyahı sâye-i perr-i Hümâ imiş 
  İklîm-i hüsne anun içün pâdişâ imiş 

ANKA:Anka kelimesi İbranice anak kelimesinden türemiştir. Anak, isim olarak gerdanlık, uzun boyunlu dev anlamlarına, fiil olarak ise gerdanlık takmak, boğmak, boğazı sıkmak anlamlarına gelir . Anka; uzun boyunlu, ismi olup cismi olmayan büyük bir kuştur. Simurg, Zümrüdüanka adlarıyla da bilinir. Cennet kuşuna benzer yeşil bir kuş olduğu için bu ad verilmiştir.Anka'ya verilen, bazı kaynaklarda "yutucu, yok edici" 
şeklinde de yorumlanan muğrib "gurub eden, uzaklaşan, gözden kaybolan" sıfatı bu efsanevî kuşun gözle görülmeyişiyle ilgilidir. Çok yüksekten 
uçtuğu yolundaki inanç da bundan kaynaklanmaktadır. Bu özellikleriyle Anka'nın dünyanın en iri, en yüksekten uçan ve havada en fazla kalabilen 
(200 gün) kuşu "albatros" arasında bir benzerlik aramak mümkündür. Anka Hint mitolojisindeki Garuda gibi "kuşlar padişahı"dır. Bazı efsanelerde 
de yine onun gibi Kaf dağından başka denizin ortasında ulu bir ağacın tepesinde de oturur. Arapça'da Anka, Farsça'da Simurg adı verilen; Türkçe'de ise, bu iki isimle ya da bu iki ismin birleşmesinden meydana gelen Zümrüdüanka (Simurg u Anka) adıyla anılan, İslâm tasavvuf ve sanatında da önemli yer tutmuştur.Anka kavramının tasavvufa iyice yerleşmesinde Attar'ın Mantıku't-tayr adlı eserinde bu kuşu ayrıntılı bir şekilde ele alması etkili olmuştur.Buna bir örnek ise;
  Gönül ki kâkülüne sineden hücum eyler 
  Ol âşiyâne-i 'Anka bu şîr-pîşesidir (Nailî )

SİMURG:Kaynaklarda verilen Simurg'la ilgili bilgiler büyük ölçüde Anka için verilen bilgilerle benzerlik göstermektedir. Çünkü Simurg Anka'nın Farsça'daki adıdır. Simurg, Anka adı verilen hayalî büyük bir kuş olarak tanımlanmakta olup Simurg (Sİ-otuz,MURG-kuş)kelimesi de "otuz kuş büyüklüğünde" anlamındadır.Simurg-ı ateşîn-per ve simurg-ı zerrîn-per tamlamaları ise, güneş karşılığı kullanılır. Simurg'la ilgili olarak ayrıca mitolojiye göre Kaf dağının arkasında yaşadığına inanılan bir kuş, Anka kuşu, masal kuşu, Zümrüd-i Anka, Ankâ-yı muğrib denilen hayalî bir kuş tanımları verilmektedir. Elbruz dağında bulunduğuna inanılan Simurg'da her kuştan bir iz bulunduğu için Simurg denilmiştir. Bir başka söylentiye göre Simurg her kuştan bir tüy taşıdığı için vücudu bir kuşlar koleksiyonu gibidir, yüzü insan yüzüne benzer. Farsça'daki diğer adı da Sireng'tir. Simurg'un aslında bir kuşun adı olmayıp Rüstem'i yetiştiren olgun bir kişinin adı olduğu da söylenmektedir.Örneğin; 

  Hevâ-yı aşkun içre ben kaçurdum Kafa Sîmurg'ı 
  Cenâh-ı himmeti ol dem ki mânend-i 'ukâb açdum (Bakî ) 



  KAYNAK:''www.divan.name.com''

Yorum Yaz